Şehir Rehberi Ana Sayfa | Akçay | Altınoluk | Avşa Adası | Ayvalık | Balıkesir | Bandırma | Bandırma-Ambarlı Ro-Ro Seferleri | Bandırma-İstanbul İdo seferleri | Bandırma-İstanbul Ro-Ro Seferleri | İstanbul-Bandırma Tren Seferleri | Bigadiç | Burhaniye | Dursunbey | Edremit | Erdek | Gönen | Güre | ido Telefon Numaraları | Karacabey | Küçükkuyu | Manyas | Mustafakemalpaşa | Marmara Adası | Sındırgı | Susurluk | Rehberler Ana Sayfa |

Altınoluk Şehir ve İlçe Rehberi

Google




ALTINOLUK ŞEHİR VE İLÇE REHBERİ


Altınoluk, Türkiyenin Oksijeni En Bol Bölgesi

Altınoluk-Tarihçe

Altınoluk ' un 450 yıllık bir geçmişi bulunmaktadır. Eski adı Papazlık olan altınoluk bugünkü adını 1927 yılında almıştır. E-24 karayolu üzerindeki beldemiz izmir'e 225, Çanakkale'ye 110, ilimiz balıkesir e 115, Edremit' e 25 km uzaklıktadır. Çanakkale , Bozcaada, Gökçeada, Truva ,Aleksandreas Troas, Asos, Ayvalık, Bergama ve Dikili çevreizdeki tarihsel ve turistlik yörelerden birkaçıdır.

Eski söyleyenlerce Çokpınarlar adıyla anılan Altınoluk antik metinlerde İDa diye geçen Kazdagının eteklerinde, Edremit körfesinin kıyıcıgında kurulmuş bir beldedir. Kazdagı' nın dört mevsim eksilmeyen yeşili ile Ege 'nin pırıl pırıl temiz ve berrak mavi denizi arasında yeralan altınolukta oksijen yoğunluğu İsviçre Alpleriyle eşdegerdedir. Altınoluk yanlızca kış ve yaz aylarındaki tatil turizmi ile deyil aynı zamanda üzerinde kuruldugu tarihsel Antandros kentinin kalıntıları ile de kültür turizimi alanında adı anılan önemli bir merkezdir. Mitolojide Odeysseus' un truva atı' nın Kazdağı göknarı' ndan yapıldıgı söylenir. Bu ender göknar türünün dünyadaki tek dogal bulunuş yeri Kazdağıdır.

Altınoluk ve yöresi ilk medeniyetlerin kurulduğu yerlerdir. Her adımda çok eski zamanlara dayanan tarihi kalıntılara rastlanmaktadır. Hiç kuşkusuz bunların en çarpıcı olanı da Antik Antandros kentidir. Altınoluk'un doğusunda (bugün içerisinde) yer alan bu şehrin, toprak üzerinde çok az kalıntısı bulunmaktadır.. Kentin bulunduğu alan birinci derecede sit alanı olarak ilan edilmiştir.Meydan Larusse'de Antandros hakkında şu bilgiler verilmektedir;

Antandros Anadolu'da İDA (Kazdağı)'nın güney eteğinde ve Edremit Körfezi'nin kuzeyinde bir şehir. Heinrich Kiper'e göre Avcılar köyünün batısında yer alan 215 metre yüksekliğindeki tepenin üzerindedir.Tepenin üst kısmında kale, batı yamaçlarında ise mezarlık vardır. Antandros, Artemis ormancığı ve kaplıcalarının da dahil olduğu Astyra köyünü içine alır.Batısında Gargara, doğuda Adramiytteion ile sınırlıdır.

Eskiden Astyra'daki ormandan kereste alınarak, bugünkü Avcılar iskelesine yakın olan ve Aspenneus adındaki Çarşıda satılırdı. Efsaneye göre Paris'in ünvanı da yakındaki Aleksandreia denilen dağda verilmiştir. Antandros Pelesgoi'ler tarafından kuruldu. Buradan Leleg ve Kilikyalıların şehri diye de bahsedilir. Bu yüzden zaman zaman iki millete ait olduğu da söylenebilir.

Adramytteion'dan Assos'a giden yol üzerinde bulunması askeri önemini artırır. Bu nedenle de yakınındaki ülkeler arasında el değiştirmesi doğaldır. İllias'ta Lyrnessos olarak geçen şehrin de burası olması muhtemeldir.

Antandros 6. yüzyıl sonlarında bağımsızlığını kaybederek sırası ile, Mytilene'nin (Midilli), İranlıların (İ.Ö. 508), gene Mytilene'nin (İ.Ö.427)'de tekrar İranlıların ve son olarak da Romalıların eline geçti. Roma idaresinde iken Asia eyaletine katıldı ve mahkeme merkezi olan (Adremyttetion Çonventus'a) bağlı kaldı. Şehrin çeşitli devirlere ait paraları vardır. Bu sikkeler üzerinde, şehrin koruyucusu olan Artemis'in başı tasvir edilmiştir.

Hristiyanlık zamanında ise piskoposluk merkezi olmuştur. Görüldüğü gibi Altınoluk ve yöresi tarihi zenginliklerle doludur. Her adım başı Antandros kentine bağlı köy ve kasabaların kalıntılarına rastlanır. Bugün bile Narlı köyünün doğusundaki Ören yerinde Altınoluk Narlı köyü arasındaki Karakışla mevkiinde, gene Altınoluk sınırları içerisindeki Değirmentepesi civarında, zaman zaman eski kalıntılar çıkmaktadır.
Doyran köyünün doğu yamaçlarında; taş ocağının hemen üzerinde de kalıntılara rastlanmaktadır. Burada bir köylünün yaptırdığı havuzun duvarına koyduğu yazılı bir taş bulduk. Ancak yarısı elimize geçmeyen bu taşı tam olarak okutamadık. Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim üyelerinden Sayın Ender Varınlıoğlu'na okuttuğumuz bölümden bunun bir meclis kararının oylaması ile ilgili olduğunu öğrendik.

Sayın Varınlıoğlu'nun okuduğu bölümde ise şunlar yazılıdır:

(Falancanın oğlu) Agathangelos'un oylaması sırasında iki kez görev yapmış Kattianos'un oğlu Agathangelos'un (...) Tarsikos oğlu Luskios'un rahip (...) Berekianos'un oğlu Aleksendros'un oğlu (...)

Varınlıoğlu burada geçen kişi adlarının kendisi, babası ve dedesi olduğu ve bu yazıtın yazı biçimine göre 1. yüzyıla ait olması gerektiğini yaptığımız yazışmalarda tarafımıza bildirmiştir.

Aynı bölgedeki yamaçlarda doğasal yapıları ile kullanılmış plaka taşlarla. kapatılmış mezarlara da rastlanmaktadır. Köylüler bu mezarlardan çay bardağı seklinde cam eşyalar çıktığını ifade etmektedirler.

Şahinderesi içerisinde ise sur ve bina kalıntılrı bulunmaktadır. Yukarıdan bir taş yuvarlamakla aşağıda bir bölük askeri kolaylıkla yok edebilecek kadar sarp olan bu yere Antandros halkının bir saldırı karşısında sığındığı sanılmaktadır.

Bu arada daha önce sit alanı iken 1984 yılında yapılaşmaya açılan Heinrich Kieper'in mezarlık olarak belirttiği Antandros şehrindeki yerde yapılan inşaatlar sırasında birçok taş mezar çıkmış ve parçalanarak tahrip edilmiştir. Ancak 1990 yılında olaya el koyan Altınoluk Belediye Başkanı Neşet İstanbullu durumu ilgililere bildirmiş,

Balıkesir Valiliği'nce de gerekli önlemler alınarak tahribatlar durdurulmuştur. Çıkan mezar taşları ise Doğa ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulundan bir heyet tarafından toplanıp birleştirilerek, Belediye'nin kurula verdiği bir yerde bir açık hava müzesi oluşturulmuştur.


Altınoluk Turizm, Tatil, Gezi. Akçay Sahilleri

Altınoluk-Turizm-Tatil-Gezi-Konaklama

Bölgenin en gözde tatil yöresi Edremit’e 25 km uzaklıktaki Altınoluk. Altınoluk orta halli aileler için tercih edilen yazlık tatil yerlerinin başında geliyor. Büyük çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri akşam yemek sonrası şenleniyor.

Plajlar ise hem ücretsiz hem de güzel. Sezon sonu Eylül ayında uyuyan deniz, dipte gazete okuyacak kadar berraklaşıyor.

Denizi, sahili yanında İda (Kaz) Dağı’na doğru yayılan güzel köyleri ve asıl da bol oksijenli havası ile ünlüdür Altınoluk. Yöre insanlarının "oksijen cenneti" diye adlandırdıkları Çam Mahallesi (Altınoluk’tan 2 km yukarıda) büyük kentlerden kaçan, özellikle solunum rahatsızlığı çeken insanların en çok tercih ettikleri yerler arasında ön sırada.

Düzlükteki yerleşimden İda Dağı’na doğru yükseldikçe eteklerde zeytin, daha sonra çam ağaçları bu efsanevi dağın yamaçlarını sarıyor.

İda Dağı üzerine çok efsane var. Hepsini buraya sığdırmamız olanaksız. Mitolojinin ya da daha sonrasının efsanelerini dinlemekten hoşlanıyorsanız İda Köy Çiftlik Evi’nde (Tel: 0.266.387 34 02) konaklayıp akşam sohbetlerine katılabilirsiniz. İskender bey ve eşi Sema Hanım dağa çeşitli parkurlardan yürüyüşler de düzenliyorlar. Onların konuğu olmasanız da bu gezilere katılabilirsiniz. Ya da bilgi almak için çekinmeden başvurabilirsiniz, yardımcı olurlar.

İda dağına gecelemeli yürüyüş için iki güzergah var. Daha kısa olanı 17 km. ve altı saat kadar sürüyor. Daha az eğimli traktör yolundan çıkış 10 km. daha fazla ve 8 saat sürüyor. Konaklamalı yürüyüş için malzeme gerekiyor. Yürüyüşte Sarıkız ve babasının türbeleri, Kaz Avlusu antik duvar kalıntıları ve çeşmeler görülüyor.

Bölge bol oksijenli havası ve güzel doğası ile yürüyüş için çok uygun. Bir çok başka güzergah da var. Şahindere ve Manastır Deresi’ne doğru yapılan yürüyüşte doğal maden suyu kaynakları, mağaralar; Sebahattin Ali’nin öyküsünü yazdığı Hasan Boğuldu’ya doğru olanda ise dağın dibinden kaynayan Pınarbaşı deresi ve 17 metreden düşen Sütüven Şelalesi ile çevresinde oluşan küçük sevimli gölcükler görülebiliyor. Buz gibi suda yüzmek isteyenler kendilerini suya bırakabilirler.

Doğanın Muhteşem Kliması Şahinderesi Kanyonu

Altınoluk’u oksijen çadırına dönüştüren etkenlerin başında Şahinderesi Kanyonu geliyor. Bölgede hava değişimi sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor. Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 km. uzunluğundaki kanyonun yüksekliği 600 metre. Açık U şekilli aralığı 700 metre civarında. Çevresi şifalı bitki ve otlarla bezeli olan Şahinderesi Kanyonuna Orman İşletme Müdürlüğü’nden izin alınarak giriliyor. Rehbersiz gezmenizi tavsiye etmediğimiz Şahinderesi Kanyonundan 25 km’lik bozuk toprak yol daha ziyade jeep türü araçlara geçit veriyor.

Kazdağları’na güvenli ve verimli bir gezi için bu bölümün sonunda bu gezileri düzenleyen Seyahat Acentaları’na başvurunuz. Kendi başınıza gezmeniz hem yasak, hem de tehlikeli. Sizin için de dağ için de tehlikeli, lütfen uyunuz.

Kanyonda bekleyen sürprizler;

Şahinkale’nin kuzeyine gitmek için Avcılar köyünden orman yoluna giriliyor. Ormana giriş izninizi görevli bekçiye gösterip köprübaşından Kışladağı’na varıyorsunuz. Yol üzerinde çok soğuk, kireçsiz, vücut üzerinde çabucak kuruyan suya sahip gölcükler bulunuyor. Bunlardan biri olan Dereçatı mevkiinde yüzebilirsiniz. Bu nedenle yola çıkmadan önce mayo ve havlunuzu yanınıza alın. Su ve kuş sesinden başka ses duyulmayan bölgede pınar suları hayli bol. Dereçatı suyu çiçek ve kekik kokularını da beraberinde getirip, yosunlu kayaların kalbinden akıyor. Biraz ilerdeki pınar ise nane otları arasından aktığı için "Naneli pınar" ismiyle anılıyor. Kanyonda ilerleyen Gücük Burun, Ağlayan Çam, Kestane Deresi, Yörük Pınarı, Selvili Mezarlık, Ayı Kapıları, Damla isimli etapları geçip kabaran iştahınızla Altınoluk’a dönebilirsiniz.

Kanyonun başındaki Bent Otel doğaya uyumlu güzel bir yer. Şahinderesi kanyonunun çıkış noktasında bir yapay bentten dökülen suların yarattığı çağıltı ve serinlik Bent Otel’i çekici kılıyor. Bent Otel işletmecileri Mahmutoğlu kardeşlerden de kanyon ve güzergahınız hakkında bilgi alabilir, dönüşte de burada mola verebilirsiniz. Zaman uygunsa kuş cıvıltıları ve su çağıltıları arasında alabalık yemeyi de unutmayın.

BİR KÖY MÜZESİ

Akçay ile Altınoluk arasında Tahtakuşlar Etnografya Galerisi tabelasını görüp sağa girdiğinizde köyün hemen girişie bir köy müzesi göreceksiniz. UNESCO’dan özel ödül almış müzede Türkmen kültürünün iş aletlerinden giysilerine, çadırlarından ev gereçlerine kadar yüzlerce ürün sergileniyor. Müzenin kurucusu ve yöneticisi emekli öğretmen Alibey Kudar ve ailesi çevre hakkında bütün sorularınıza cevap veriyorlar. Bir de Kaz Dağı’nın çeşitli dertlere deva otlarını toplayıp kurutuyorlar. Melisa, kandil çayı, karabaldır gibi hoş adları da olan otlardan küçük bir bedel karşılığı satın alabilirsiniz. Değişik otlardan oluşmuş pakette her otun üzerinde nasıl kullanılacağı ve neye yaradığı belirtiliyor. ( Kazdağları’nın şifalı otları ile ilgili geniş bilgiyi biraz sonra okuyacaksınız. ) Ayrıca elişi giysiler, takılar da alabilirsiniz. Alibey Kudar hoşsohbet ve çevreyi çok iyi tanıyor, yörenin bütün efsanelerini ondan dinleyebilirsiniz. Bir resim galerisi ve kütüphanesi de bulunan Müze haftanın her günü ve günün her saati açık. (Tel: 0.266.387 33 40 ) Küçük bir ücretle gezebilirsiniz, değer doğrusu.


Altınoluk Nerede, Ne Yenir

Altınoluk Ne Yenir

Bölgenin en önemli özelliği İtalyanlar'ın zeytinyağı haritasında yeşil hatla belirtildiği gibi dünyanın en kaliteli yağ üretildiği yer olması. Haliyle has zeytinyağıyla yapılan yemeklerde hayli lezzetli.

Mare Monte Oteli restoranında asma yapraklarına sarılıp ızgara yapılan sardalyalar, fener balığı buğulama, börülce suyuna pişirilen tarhana çorba, zeytinyağlı yaprak sarma, ahtapot salata, humus, pança mezeleri damakta tat bırakan lezzetler. Pansiyonda kalanlar sahile yanaşan balıkçı teknelerinden sabahları barbunya, çinekop, istavrit, izmarit, sardalya gibi balık çeşitlerini ekonomik fiyatlarla alabilirler.

Altınoluk'ta Cumartesi günleri pazar kuruluyor. Yörüklerin yöresel kıyafetlerle satış yaptıkları tezgahlarda zeytin, şifalı otlar, sebze ve meyvelerden alabilirsiniz. Bölgeden ayrılırken beraberinizde götürebileceklerinizin başında zeytin, yağ ve şifalı otlar geliyor.

Altınoluk'da mutlaka uğramanız gereken yerlerden biri de dondurmacı Vardar. Kral dondurmacı her gün el değmeden tam 101 çeşit dondurma yapıyor. Dondurma yapımında saf inek sütü ve doğal meyvalar kullanılırken çeşitler arasında tarçın, fındık, kestane, cappucino, ceviz, kahve, çilek, kayısı, kavun, ananas, avakado, limon, ahududu, karadut, franboğaz, sütlü, çikolatalı gibi bilinen tüm türler, sıcak kornet külahlar içinde üzerlerine arzuya göre sıcak çikolata sosu, fındık-fıstık sosu bulanıp sunuluyor. Fakat bu dondurmalar arasında, tadı en uzun süre damakta kalan Yunanistan'dan ithal damla sakızıyla yapılan sakızlı dondurma için Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelenler oluyor. Yılların dondurmacısı Neco, ertesi güne kalmayan dondurmaları için boğaz ağrısı çekenlerin bile geldiğini belirtiyor.

Vardar Dondurma, rejim yapanlar için özel olarak ürettiği tok tutan ve acıkma hissi uyandırmayan galetaların da ısrarla istendiğini belirtiyor.

Kazdağı'nda Piknik

Kazdağı'na düzenlenen turlarda yapılan soğuk ve sıcak kumanyalı piknik yemekleri büyük iştahla yenirken tura katılanlar en çok alabalık tava ve otlu peynirle yapılan gözlemelere rağbet ediyor. Soğuk pınar sularını doyasıya içiyorlar.

Altınoluk ve Şahinderesi Kanyonu

Altınoluk ve Şahinderesi Kanyonu

İster dağa çıkın, ister denize inin...

Bu defa havası, suyu ve şifalı otlarıyla sizi bambaşka bir cennete davet ediyoruz. Altınoluk ve Şahinderesi Kanyonu huzur ve sağlık arayanlar için ideal bir yer... İsterseniz Kazdağı'na çıkıp dağ havası alın, isterseniz kanyonda dolaşın, isterseniz de kanyona girin...

İsmini çevresinde bulunan Şahinderesi Kanyonu ve altın sarısı renkteki zeytinyağından alan Altınoluk eski ismi papazlık olan bir Rum köyü. Hem deniz, hem de dağ turizminin birlikte yaşanabildiği bölge bol oksijenli temiz havası ve dünya çapındaki zeytinyağıyla ünlü. Kazdağı eteğinde Edremit Körfezi'nin incisi durumundaki yerleşim bölgesine aşırı talep nedeniyle hayli konut yapılmış. Ancak kalabalık şehir merkezini bırakıp eşsiz güzellikteki yol tarafına bakarsanız kanyon girişi, dağ manzarası, şelale ve göletler göze, alabalık çiftlikleri ise damağınıza hitap edebilecek güzellikler sunuyor. Mayıs ayında zeytin, iğde, badem, ıhlamur, hanımeli, zambak ve kır çiçekleriyle baş döndürücü bir koku yaydıkları çiçek açma mevsimlerinde Yedigöller Milli Parkı'nı kıskandıracak güzelliğe bürünüyor. Özellikle 610 metre yükseklikte bulunan (Fidanlık mevkii) bozuk dağ yoluna rağmen tüm yorgunluğunuzu unutturacak güzellikte şelale ve doğa yapısına sahip.

Altınoluk yöre halkı etraftaki diğer köylere nazaran masada yemek yemeye intibak eden ilk köy olmuş. Altınoluklular Midilli Adası halkı ile son derece samimi temas halindelermiş. Hatta zamanın beylerinin karbeyazı gömlek yakaları kolalanmaya Midilli'ye gönderirlermiş. Yöre hanımlarının vazgeçilmez tutkularının başında ise takılar geliyormuş. Günümüzde Altınoluk aileler için tercih edilen yazlık tatil yerlerinin basında geliyor. Zengin çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri şenlenirken akşam yemek sonrası başlayan piyasa gecenin geç saatlerine kadar devam ediyor. Yürüyüş parkuru Altınoluk meydanı dondurmacı Vardar önünden sahil boyu ve Mendirek sonuna dek sürüyor. Plajlar ise hem ücretsiz hem de her yerden denize girme imkanı sağlıyor. Sezon sonu Eylül ayında uyuyan deniz, dipte gazete okuyacak kadar net görünüp berraklaşıyor.

Kaz Dağı Düden Yaylası

Günübirlik veya konaklamalı kamp yapmak isteyen gruplarla eski Altınoluk yerleşim merkezi Çam Mahallesinden saat 10.00 da Kaz Dağına doğru dağ yoluna giriliyor.

Altınoluk ve Şahinderesi Kanyonu

Sırasıyla Küp Gediği, Sarısu, Üç Pınarlar, Karaçam, Kazak Pınarı, Şah Taşları sonrası Düden'e geliniyor. Tur rehberi güzergâh boyunca iki kez mola vererek hem gezi boyunca görülecek yerler, hem de Kaz Dağının mitolojik geçmişi hakkında aydınlatıcı bilgi veriyor. Düden mevkii, kapalı ev ekonomisinin geçerli olduğu yıllarda, dağın iki yamacında oturan insanlar senenin belirli zamanlarında mallarını ihtiyaç doğrultusunda takas yoluyla değiştirdikleri yer olarak biliniyor. Türkmenlerin konargöçer olarak yaşadığı, yaz aylarında oba kurup kamp yaptığı ve günümüzde Milli Park sınırları içinde olan bölgede "Milli Park Kamp Alanı" tahsis edilmiş. Kapalı korunak, duş, wc, mutfak, çamaşır yıkama yeri, alabalık yaşatma havuzu, çeşme, çadır yerleri, hamaklar, salıncaklar bulunuyor. Altınoluk - Düden arası yer yer engebeli toprak olan dağ yolunda 4x4 türü dağ araçlarıyla ulaşım sağlanıyor. Düden Yaylası, Anadolu yükseltileri arasında cüce sayılmasına rağmen deniz seviyesi sıfır noktasından 1250 metreye 26 km gibi kısa mesafede ani çıkılması nedeniyle ilgi çekiyor. Yazın en sıcak aylarında bile serin olan yaylada rüzgâr sesi ile nefis botanik kokusu buram buram hissediliyor. Endemik bitkiler, dağ laleleri, mevsiminde kelebekler, tüm doğal ortam fotoğraf severleri mutlu etmeye yetiyor. Yol boyunca tur yolcuları bazen yaban hayatın sürprizlerinden ayı, domuz, karaca görme şansı bulabiliyorlar. Dağın ilk 500 metre yükseltileri zeytin ağaçları, 650 metre kızılçamlarla Akdeniz orman tipi görülebiliyor. 4 mevsim yaşanan dağın Kuzey yamacında ise karasal iklim nedeniyle kızılçam bulunmuyor. Mayıs sonu Eylül sonuna dek tur düzenlenen turlarda Düden Mevkiinde mola için soluklananlar yemek siparişlerini verip Küçük Düden Mevkide 15 dakikalık bir yürüyüş yaparak burada ki koyun ağılında süt sağma, peynir yapımı gibi yöresel üretimleri görüyor, acıkmış olarak Düden kamp alanına dönüyorlar. Tavada pişirilmiş alabalıklar, henüz açılan hamurlarla yapılan gözlemeler, salata ve meyveler, buz gibi pınarlarda soğutulmuş biralar, meşrubatlar büyük iştahla yenip içiliyor. Yemek, dağın pınar sularından demlenen çaylar, kahvelerle tamamlanıyor. Sürenin durumuna göre Şahin dere kanyonu Gücük Burun'dan kanyonun muhteşem ve tüyler ürpertici, görkemli manzarası seyrediliyor. Bol bol anı fotoğrafları çekiliyor. Son etapta dağın zemin sularında ki tertemiz göletlerde yüzüp safarinin tozu atılıyor. Akşam 18.00 de doğanın natürel kalbinden ayrılıp Altınoluk'a dönen grup yeniden betona yenik düşmüş sahillere ve trafiğin içine girerken bir başka geziye katılmak üzere vedalaşıp ayrılıyorlar.

Şahinderesi Kanyonu

Altınoluk'u oksijen çadırına dönüştüren etkenlerin başında Şahinderesi Kanyonu geliyor. Bölgede hava değişimini sağlayan kanyon, dağdan çektiği çam kokulu havayı ovaya dağıtırken, denizden aldığı iyot kokulu havayı, dağa çıkartarak bir çeşit baca görevi görüyor. Karşılıklı hava sirkülasyonunu sağlayan 27 kilometre uzunluğundaki kanyonun yüksekliği 600 metre. Açık U şekilli aralığı 700 metre civarında. Çevresi şifalı bitki ve otlarla bezeli olan Şahinderesi Kanyonu'na Orman İşletme Müdürlüğü'nden izin alınarak giriliyor. Rehbersiz gezmenin oldukça zor olduğu Şahinderesi Kanyonu'nda 25 kilometrelik bozuk toprak yol daha ziyade Jeep türü araçlara geçit veriyor. Mare Monte Oteli'nden Erinç Ersöz'ün kurduğu seyahat acentasının dağa düzenlediği turlar grubunun arzusuna göre şekillenip tam gün sürüyor.

Altınoluk Antandros Antik Kenti

Altınoluk Antik Antandros Kenti

İda Dağı’nın (Kaz Dağı) güney eteğinde, Edremit Körfezi’nin kuzey kıyısında, Altınoluk sınırlarıiçerisinde antik bir şehir olan Antandros için antik yazar Strabon, Antandros, üst kısmında Aleksandreia adı verilen bir dağa sahiptir ve bu tanrıçalar, Paris tarafından seçilmek için gelmişlerdir diyerek, Hera, Athena ve Aphrodite arasındaki güzellik yarışması mitosuna Antandros’un ev sahipliği yaptığını vurgulamıştır. Troas bölgesinde yer alan bu önemli kentin ilk kuruluş evresi hakkında antik kaynaklar farklı bilgiler vermektedir. Alkaios’a göre bir Leleg yerleşimi; Skepsisli Demetrios’a göre bir Kilikia kuruluşu; tarihin babası olarak kabul edilen Herodotos’a göre bir Pelasg yerleşmesi; Thukydides’e göre bir Aiol yerleşimidir. Stephanos Byzantios ise Antandros şehrinin, Edonis ve Kimmeris gibi yan adlara sahip olduğunu ve Antandros’un yüz yıl kadar Kimmerler tarafından işgal edildiğini öne sürer. Antik kaynaklardan Virgilius’un günümüze kadar ulaşmış olan Aeneas kitabından elde edilen bilgilerden Antandros kentinin, gemi yapımında kullanılan kerestelerinin şöhretinin ünlü Troia Savaşı’na kadar eskiye gittiği görülür. İda Dağı’ndan elde edilen keresteler nedeniyle antik dönemde önemli bir tersane olan Antandros, bu özelliği ile tarih boyunca dikkatleri üzerine çekmiş, hasımlarının iştahını kabartmıştır.

Altınoluk Mıhlı

Kuruluşu konusunda henüz çelişkili bilgilerin bulunduğu Antandros’daki Kimmer işgaline, M.Ö. 570’li yıllarda Lydia Kralı Alyattes’in oğlu Kroisos son vermiştir. M.Ö. 508 civarında Pers Kralı Dareios’un komutanlarından Otanes tarafından ele geçirilmesinin ardından, tüm Anadolu gibi, Antandros’da Pers buyruğuna girmiştir. Attika-Delos Deniz Birliği’nin bir üyesi olan Antandros, İda Dağı’ndan kesilen keresteler üzerindeki hakimiyetinden dolayı, M.Ö. 5. yüzyılın son üçlüğünde meydana gelen Peloponnesos Savaşları’nda da stratejik bir yer olma özelliğini korumuştur. Daskyleion Satrabı Pharnabazos, yandaşları olan Syrakuzalı Mindaros’un, Atinalılar tarafından Kyzikos’da donanmalarının yakılması sonucunda, yeni donanma yaptırmaları için onları Antandros’a göndermiştir. Denizcilik açısından sahip olduğu bu üstünlükten dolayı şehir hakimiyeti, Peloponnesos Savaşları sırasında oldukça sık el değiştirmiştir. Antandros’un karşısında yer alan Lesbos adasındaki Mytilene şehrinin Atinalılar tarafından ele geçirilmesinin ardından, Lesboslu sürgünler, uzun zamandır göz koydukları Antandros’u ele geçirmişlerdir. Böyle önemli bir şehrin düşman elinde olmasının tehlikesini fark eden Atinalılar, kısa süre sonra şehrin hakimiyetini yeniden elde etmişlerdir.

Perslerin, Büyük İskender tarafından Anadolu’dan sürülmesi sonucunda Antandros, M.Ö. 4. yüzyılın ikinci yarısında özgür bir şehir olarak sikke basmıştır. Hellenistik dönemde Pergamon Krallığı toprakları içerisindeki Antandros, daha sonra tüm Anadolu gibi Roma egemenliğine girmiş, Hıristiyanlık döneminde bir Piskoposluk merkezine dönüşmüştür.

Antik dönemde önemli bir konuma sahip olan Antandros antik kentinin saptanmasına ilişkin araştırmalar, 19. yüzyılın ortalarında bölgeye yapılan geziler sırasında ilk meyvesini verir. Avcılar köyü camisinin duvarında Antandros isminin geçtiği bir yazıtın bulunması şehrin yerinin saptanmasına olanak tanır. Bugün Kaletaşı tepesi olarak bilinen, denize dik inen 215 rakımlı tepenin Antandros şehrine ev sahipliği yaptığı belirlenir.

Altınoluk Köyü, Nasıl Gidilir, Altınoluk Ulaşım

Altınoluk-Nasıl Gidilir-Ulaşım

Altınoluk'a İstanbul'dan Bursa-Balıkesir-Havran üzerinden gidebileceğiniz gibi, Tekirdağ-Çanakkale yolunu da tercih edebilirsiniz. Bu yol manzarası güzel trafiği az ve 450 kilometre.

İstanbul-Kınalı arası otoyolu kullananlar Tekirdağ'dan Keşan'a sonra da Gelibolu'ya gelecekler. Buradan Lapseki'ye veya Eceabat'tan Çanakkale'ye karşıya geçmek için Feribotlar saat başı kalkıyor. Truva'dan, Edremit Körfezi'ne inerken Altınoluk sizi karşılıyor.

Aynı yolu otobüsle almak isteyenler Pamukkale, Uludağ, Kamil Koç, Akçay veya Metro Turizm'in seferleriyle gelebilirler. Altınoluk'tan Edremit'e Assos'a sefer yapan minibüsler var. Yazın ayrıca Ayvalık, Bergama, Truva, Assos, Babakale gibi tarihi noktalara düzenlenen turlara da katılma imkanınız bulunuyor.

Kazdağı'na çıkmak için Orman İdaresi'nin yaptığı toprak yolları jeep türü araçlarla aşmak gerekiyor. Şahinderesi Kanyonu'nun girişine gitmek için sırtınızı denize çevirip Altınoluk merkeze girişte belediye karşısındaki sokaktan girerseniz Kocaçay yoluna Değirmen mevkiine geleceksiniz. 1 kilometre sonra kanyon girişindeki zeytin ağacı gölgesindeki otoparka aracınızı bırakabilirsiniz.

Yeni yol çalışmaları sayesinde İstanbul'dan çıkanlar daha geniş ve rahat bir güzergahda yol alıyorlar. Kınalı çıkışından itibaren yeniden düzenlenen Keşan kavşağına, sonrasında büyük bölümü bitirilmiş tek yönlü yolu kullananlar, Gelibolu yönünde aynı konforla ulaşıyorlar. Çanakkale geçişi sonrası Küçükkuyu, Altınoluk, Edremit güzergahı yeni şerit ilaveleri ile neredeyse uçak pisti haline getirilmiş görünüyor.


AMBARTÜRK NAKLİYAT AMBARI VE KARGO İŞLETMECİLİĞİ...Çağdaş,Güvenilir,Güler Yüzlü Ambar, Anbar, Nakliyat Ambarı, Yurtiçi Taşımacılık, Evden Eve Taşımacılık ve Kargo İşletmeciliği