|
AYVALIK ŞEHİR VE İLÇE REHBERİ
|

|
Ayvalık-Tarihçe
Ayvalık Adı Nereden Geliyor..?
1972 yılında yayımlanan 'Eolya'nın Başkenti Ayvalık' olarak türkçeleştirdiğimiz Yunanca kitaptan yararlanıldığında Ayvalık adının;
- Ayva'dan ,yabani ayva'dan
- Midye türü olan ve bu kesimde bulunan ayvada'dan
- İlk yerleşenlerinin Midilli'nin Kydona köyünden olabileceklerinden ya da Girit'in 'Kydonies' bölgesinden gelmiş olabileceklerinden dolayı geldiği söylenebilir.
Filozofların bu yerin adı konusundaki görüşlerini de vermek gerekir:Aioliki 'nin (Eolya'nın)bozulmuş şeklidir.Aiolik kelimesinden türetilmiştir Ayvalık1.
Ayvalık anlamına gelen Kydonie ismi ,İÖ 330 'dan beri süregelmektedir.Yalnız ismin nereden kaynaklandığına dair ,kesin bir yanıt bulamıyoruz.Antikçağ'da gerçekten Ayvalık'tı da oradan mı aldı? Bilinmiyor...
1. 'Eolya' mitolojiye göre Edremit Körfezinden İzmir'e kadar uzanan ve Midilli'yi de içine alan kıyı şeridine yerleşmiş bir soyun ülkesidir.Bu soydan olanlara Eoller ya da Eolyalılar denirdi.
İlk ve Ortaçağların Ayvalık'ı
Arkeolog Prof.Dr.Ömer Özyiğit 'in anlatımına göre ;
Antikçağ'da ,Ayvalık'ın önündeki adalara 'Hekatonisa' ismi veriliyordu.Bu isim, bu adaların en büyüğü 'Nesos' (Moshonisi,Cunda,Alibey)aynı isimle söylenen 'Nesos' ya da 'Nasos' antik kentinin baş tanrısı olan Apollon'dan gelmeteydi.'Hekatos' Apollon'un takma adıydı.Bu nedenle bu adalara Hekatos ya da Apollon Adaları da deniliyordu.Apollon Adaların'da Nesos'tan başka 'Chalkis','Pordoselene' ,'Kydonia' antik yerleşmeleri vardı.Antik kaynaklar Chalkis,Pordoselene ve Nasos'tan oldukça söz etmelerine karşılık,Kydonia hakkında ,yazları akan ünlü bir sıcak su kaynağına sahip olduğunu yazan ,yalnız Plinius olmuştur.(İS 79)'da Vezüv Yanardağı'nın patlaması sırasında öldüğü kaydediliyor.
Bugün eski Kydonia olduğunu sandığımız yerde,toprak üzerinde göze hiçbir temel çarpmamasına karşılık,yüzeyde antik devre ait ,çok bol sayıda çanak,çömlek parçacıkları açıkça görülebilmektedir.Yüzeyden topladığımız bu çanak çömlek parçacıklarına göre,burada Helenistik(İÖ 330 - 30),Roma (İÖ 30 - İS 395) çağlarına ait bir yerleşme merkezi olduğu anlaşılmaktadır.Bu antik yerleşme merkezinde ,daha da eski devirlerin bulunup bulunmadığını anlamak için,bilimsel arkeolojik kazı ve sondajların yapılması gerekmektedir.
Roma Çağ'ında en parlak devrini yaşadığını sandığımız Kydonia'nın ,daha sonraları Bizans Çağı içerisinde ya da sonlarına doğru ,bazı nedenlerden dolayı,önemini yavaş yavaş kaybederek,yerleşmenin Ayvalık'ta 'İlkkurşun Tepesi' eteklerine kaydığı,burada gelişmeye başladığı,bu yeni yerleşme yerinde bulunan bazı Bizans Çağı verilerinden anlaşılmaktadır.Kent daha sonraki çağlarda gelişimini,bu merkez etrafında yapmış ve terk edilen eski yerleşme merkezi,zamanla toprak altında kalmıştır.
Bu dört antik kentten Chalkis ve Pordoselene,yaşamlarını bitirmelerine karşılık,Kydonia ve Nesos,Antikçağ'dan günümüze kadar yaşamlarını sürdürmüşler ve bugün de sürdürmektedirler.Üstelik Kydonia ,Türkçeye çevrilmiş haliyle 'Ayvalık' ; Nesos ise ,Cunda ya da Alibey adıyla yaşamaktadırlar.
Yakın Tarihte Ayvalık
Ansiklopedilere göre,Cezayirli Hasan Paşa 5 Temmuz 1770'de ,Çeşme önlerinde Koyun Adaları civarında,Rus donanmasıyla çarpışmakta bulunan Osmanlı donanmasının sağ kanat komutanıdır.Çarpışmada kendi gemisi ateş alır,yaralanır ve bir salla karaya çıkarılır.Düşman ,İzmir Limanına girmesin diye oralarını sağlamlaştırır;sonra Foça,Karaburun ve Midilli Adası yoluyla Çanakkale'ye varıp Osmanlı donanmasına katılır.Ayvalık üstüne yazı yazan yabancı kaynaklara göre ise Cezayirli Hasan Paşa Ayvalık'tan geçerek İstanbul'a gitmiştir.Çarpışma esnasında gemisi hasar gören Cezayirli Hasan Paşa'nın yanındaki bir kaç askeriyle birlikte karaya çıkıp yemek ve yatacak yer için bir çiftliğe sığındığı ve çiftlik sahibi papazın kendilerini buyur edip bir hafta kadar bir süre ağırladığı anlatılmaktadır.Paşa'nın bu süre sonrasında İstanbul'a dönebilmek için Çanakkale'deki donanmaya katılmasında Papazdan yardım istemesi üzerine Papaz 50 silahlı adam ile yardım da bulunur.Ayrılırlarken dostluklarını tekrarlarlar.Hasan Paşa İstanbul'a ulaştıktan bir süre sonra Gazi ünvanı alarak sadrazamlığa yükselir.Kent dertleriyle başı çok ağrıyan Papaz ise Hasan Paşa'yı hatırlayarak İstanbul'a gider ve kendisinden kentine özerklik verilmesini ister.Kurtuluşunu kendisine borçlu olduğunu ve ne dilerse yapacağını söyleyen Hasan Paşa Papazın isteğini gerçekleştirir ve kentine özerklik verir.İşte bu özerklikten sonra Ayvalık'a yerleşen zenginler,sanaatkar rumlar kenti daha da geliştirip ünlendirirler ve bu debdebe ,bu yaşantı ,bu ilerleme 1821 Yunan İhtilaline kadar sürer.
|

|
Ayvalık-Çoğrafya
Ayvalık, Balıkesir’in bir ilçesi olup, Ege Bölgesi sınırları içerisindedir. Ege Bölgesi’nin kuzey batısına denk gelen Ayvalık’ın komşularını da belirtecek olursak konumunu daha belirgin açıklamış oluruz. Güneydoğusunda Bergama, güneyinde Dikili, kuzeyinde Edremit körfezi ve kuzeydoğusunda Burhaniye ile çevrilmiş olan Ayvalık, bir kıyı ilçesidir ve bağlı olduğu Balıkesir’in yaklaşık olarak batısında yer alır. Ayvalık, Yunan Adalarından Midilli’ye (Lesvos) de çok yakındır.
Ayvalık, Efes-Bergama-Truva transit yolu üzerinde bulunduğu için, ulaşım kolaydır. (Ayvalık’a gelirken kullanılacak bazı güzergâhlar şunlardır):
- Bandırma-Ayvalık 223 km.
- Yalova-Ayvalık 340 km.
- İstanbul-İzmit-Bursa-Ayvalık 520 km.
- Ankara-Eskişehir-Bursa-Balıkesir-Ayvalık 675 km.
- Ankara-Afyon-İzmir-Ayvalık 738 km.
- Balıkesir-Ayvalık 127 km.
- İzmir-Ayvalık 156 km.
- Bergama-Ayvalık 45 km.
- Efes-Ayvalık 240 km.
|

|
Ayvalık-Adalar
Adalar Hakkında
Ayvalık koyu 22 küçük adayı barındırır. Cunda dışında hiçbirinde yerleşim yoktur. Ara sıra balıkçılar mola verirler. Motorlarla bu adalara geziler düzenlenir. İnce kumlu, uzun plajı ile Altınova Ayvalık-Ören arasındadır. Yazlık tatil sitelerinin yoğunluğu hemen göze çarpar. Ayvalık zeytin kokuyor, İmbatla gelen deniz kokuyor, bir de yosun kokuyor. Sokakları, evleri, ibadethaneleri ile de tarih ve kültür kokuyor.
Ayvalık’tan göçenlerin burayı hiç unutamamaları boşuna değil. Görünce anlıyorsunuz. Önde bir güzel yapı, arkasında bir çan kulesi ve yanında yükselen minare. Hepsi bir fotoğraf karesinin içine sığıvermiş. Böyle ne çok fotoğraf çekilebiliyor Ayvalık’ta. Çok aramaya gerek yok, sağınıza solunuza bakmanız, biraz da ayrıntılar ile ilgilenmeniz yeterli.
Cunda Adası;
Ayvalık’ın karşı tarafındaki adaya Cumhuriyet öncesinde Rumlar "Kokuluada" anlamında Moshinos, Türkler Cunda diyorlardı. Adaya sonradan işgalcilere direnen Ali Bey’in adı verildi. Ada 1964 yılında bir köprü ile Ayvalık’a bağlandı. (Belediye otobüsü ve dolmuşlar da çalışıyor ama yazın dolmuş motorları ile gitmek daha güzel.) Bizce Cunda’ya akşama doğru gidilmeli ki akşam yemeği de orada yenmeli. Ada eskiden deniz ürünleri ve şarap üretilen yerdi. Otomobille gidenler girişte park etmeliler. Zaten bir avuç yer ve daracık sokaklarda yürümek çok keyifli. Sahildeki yüksek tavanlı Taş Kahve’ye girmeyi unutmayın. Adanın etrafı çam ve zeytin ağaçları ile donanmış. Yollardaki arı kovanları kimseyi ürkütmesin, hiç bir zarar vermezler insana. Adanın etrafında otomobille dolaşılabilir ama akşam serinliğinde yaya dolaşmanın tadını vermez. Küçük tepelere çıkıp güneşin son ışıklarının vurduğu adaları, koyları seyretmekten de mahrum kalırsınız.
|

|
Adada sekiz manastır bulunduğu biliniyor. "Ayışığı" anlamına gelen Ayios Dimitrios Ta Selina adanın kuzey yönünde, kara uzantısında özgün yapısı ile dikkati çekiyor.
Günün son ışıkları denize düşerken adanın balıkçı lokantalarından birini beğenin. İsterseniz oturmadan önce "Papalina var mı?" diye sorun. Papalina adanın özel balığıdır ve eski meyhanelerin vazgeçilmez rakı mezesidir. Şimdilerde fiyatı düşük diye kimi meyhaneler de bulundurmuyor, kimileri de "yok", diyor. (Meyhaneye Ayvalık’ın içinde gidecekseniz Tenekeciler Sokağı’nı bulacaksınız.) Balık her yerde olduğu gibi burada da azaldı. Yazın kalabalığı da bindirince fiyatlar iyice yükseliyor. Bütün Ege’de olduğu gibi burada da balıkları görerek seçin ve önceden fiyatlarını sorun. Müşteri çokluğuna göre biraz pazarlık etmeniz de mümkün. Çipuranın çiftlikte yetiştirilenini istemezseniz denizden tutulanı pek kalmadı, sinarit de kalmadı. Levrek arasıra çıkıyor ve çok pahalı... Levrek için piyangoculardan şansınızı deneyebilirsiniz. Bir numara seçip tombalada size çıkarsa lokantaya verip pişirtirsiniz ve şansınızın armağanı ile mükkellef bir ziyafet çekersiniz. Mezgit’in bir türü olan ve Ayvalıklıların bakalaros dedikleri balıktan güzel bir buğulama deneyebilirsiniz. Ahtapot her zaman bulunabilir. Aslında bir çorba balığı olan ıskorpitin buğulaması da bulunabiliyor. Sofranızda Ege’nin ot mezelerini unutmayın. Değişik ekşi tadıyla radika her zaman bulunur ama diğerleri bir görünüp bir kaybolur. Hindiba, turp otu, arapsaçı, istifno gibi Ege otlarından yapılan yemek ve mezeleri sorun ve bulursanız istemeyi unutmayın. ( Adlarından anlaşılacağı gibi bir kısım otlar, balıklar ve mezeler Rumca adları ile bilinmeyi sürdürüyor. ) Bakladan yapılan fava da dereotuyla ve halis zeytinyağıyla süslenip gelmeli sofranızda. Fiyatına aldırmazsanız ıstakoz dahil "lüks" deniz ürünlerini bulabilirsiniz. Ayvalık bir zeytin ve zeytinyağı memleketi olsa da siz tavada kızaracak balık istemişseniz, zeytinyağında istediğinizi özellikle belirtin. Tuhaf ama en güzel zeytinyağının üretildiği yörelerde lokantalar çoğu zaman çiçek yağı kullanıyorlar. Sorarsanız "hafif oluyor," diyorlar ama işin aslı öyle değil, çiçek yağı daha ucuz da ondan.
|

|
Ayvalık-Kiliseler
Agios Nikolas Kilisesi
Hıristiyan mezarlığının karşısındadır.
1817 sayımlarına göre ada üzerinde yedi manastır vardı sonradan inşa edilen, adanın kuzey doğusuna uzanan,Ayvalık yönünde Ucun tepesindeki "Evangelistriya" Rahibeler manastırıyla sayıları sekize ulaşmıştı. Bu manastır sarmısak taşıyla çok sağlam bir biçimde yapılmıştır. Sahipleri tarafından yakın zamanda yerle bir edilmiştir.
Agios Yannis Kilisesi
Adaya girişteki sol tepenin üzerinde dört duvarıyla durmaktadır. İçinde bir şey kalmamıştır. Üç denizide gören bir konumdadır. Buraya Aşıklar Tepesi denilmektedir.
Panaya Kilisesi
Bakkal sokağının başında, iki buçuk duvarı kalmış olan kilisedir. 1850'de ikinci kere inşa edilmiştir.
Taksiyarhis Kilisesi
|

|
1873'te inşa edilen Kilise Adanın merkez kilisesi olarak kullanılmaktaydı.
İşlemeli sarımsak taşlarıyla dikkati çekmektedir. Rivayete göre dünyada ki Ortodoks kiliselerinin zeytin, zeytinyağı ve sabun ihtiyacını karşılamaktaydı.
Taksiyakis kilisesinin Çanı II.Dünya savaşı yaklaşırken 1836'da yerinden çıkarılarak, savaş halinde halka haber verilmesi için Ayvalık ilk Kurşun tepesine getirilmiştir.
Almanya'da yaptırılmış olan çanın üzerinde yapımcı fabrikanın adı ve adresi ile birlikte Yunanca olarak "Ali.Ağa E.A. Baltazi 1863" kaydı vardır. Bu çanın Almanya nın Köln kentinde ki dünyanın en büyük çanı olduğu ileri sürülen çandan daha büyük ve daha ağır oldu saptanmıştır. Çan 1980'li yıllarda Ayvalık'ta müze olmadığından, sergilenmek için Bergama müzesine götürülmüştür.
Bu kilise Hiristiyan cemaati ve bir çok kişi tarfından restore edilip tekrar kullanılabilir hale getirmek için girişimde bulunulmuş fakat hepsi ilgili kurumlar tarafından sonuçsuz bırakılmıştır.
Bulunduğu yer, Hiristiyanlar ile Müslümanların birlikte yaşadığı kentin ilk mahallesidir. Çevresinde ki sokak neoklasik özellik taşıyan sivil mimari dokusu tipik evleri ile bütünlük içindedir. Kilise mimari özellikleri, içteki mermer işçiliği dini konuları içeren tavan süslemelri, İsa'nın doğumundan ölümüne kadar anlatan resimleri, balık derisi üzerine yapılmış azize portreleri ile bozulmamış en dikkate değer eserdir.
|

|
Ayvalık-Şeytan Sofrası ve tepeler
ŞEYTAN SOFRASI VE ÖTEKİ TEPELER: Şeytan Sofrası harikulade bir tepedir. Deniz, koylar ve çamlıklar tepeye çıktığınızda ayağınızın altında kalır.Şeytan Sofrası, yuvarlak bir sofra gibidir. Çepeçevre sarp kayaların üzerindedir. Gün batımını seyretmek için Şeytan Sofrasına gitmek isteyenler Cumhuriyet alanından dolmuşlarla veya Çamlıktan sonra Sarımsak yoluna devam edildiğinde bir kilometre sonra sağa işaret levhasını görüp döndüklerinde dar asfalt yolu takip edilerek ulaşabilirler.
TAVŞAN KULAKLARI TEPESİ: Şeytan Sofrası’nın yanı başındaki tepedir. Tepeye çıkıldığında, tavşan kulağı biçiminde, 3 insan boyu yüksekliğinde iki kaya ile karşılaşırsınız. Dipleri toprakta değil, yatay plakamsı bir kayanın üzerinde durmaktadır.Manzarası harikadır.
ÇIPLAK TEPE: Eskilerin Kalın Dağ dedikleri kraterin tepesidir. Çamlık’taki Tenis Kulübünün arkasına düşer.Zirvesinden koyları ve adaları değişik bir açıdan görme olanağı bulabilirsiniz.
İLK KURŞUN TEPESİ: Önceki kuşağın “İlyas Peygamber” dediği tepe. Kentin hakim noktasıdır.Cumhuriyet Döneminde, düşmana atılan “İlk Asker Kurşunu Anısına” “İlk Kurşun Tepesi” adı verilmiştir. İlk Kurşun Tepesi de mutlaka çıkılması gereken bir yerdir.
DELİKLİ TAŞ VE KARTAL YUVASI: Çamlık Koyunda iskeleye gelindiğinde uç kısma kadar yürüyüp,Tımarhane Adasıyla bulunduğumuz yer arasındaki boğaza bakıldığında, ayağınızın altından başlayan , denizin içine ilerleyen kayalıklara eskiler ‘’Kartal Yuvası’’, az ötesinde ve denizden fışkırmış gibi duran delikli, katran rengi kayaya ‘’DelikliTaş’’diyorlar.
|

|
Ayvalık-Tekne Turları
GÜNÜBİRLİK ADA TURLARI:
Ayvalık Adalarına yemekli ada turları yapan tekneler sabah 10-10:30 saatleri arasında hareket etmektedirler. Akşam 18.00’de dönüş yapan bu teknelerde öğle yemeği ve içki servisi yapılabilmektedir. Büyük teknelerde müzik ve çeşitli animasyonlar vardır.İstenildiği taktirde yemeksiz turlar ve mehtap turları düzenlenebilmektedir. Seyahat Acentaları bünyesinde faaliyet gösteren bu teknelerin bağlı olduğu 2 acentanın telefon numaraları ile bazı teknelerin irtibat telefonları aşağıya çıkarılmıştır.
- VEYSEL KAPTAN: 0.532.3332189-0.542.2853087
- BERLİNLİ KAPTAN: 0.542.3254380-0.266.3313192
- BAMBİ: 0.532.6132874-0.266 3125760
- EGE TOUR: 0.533.327 9159-0.542 6279362-0.266.3127721
- AYFER-MİLENYUM: 0.535.4399804-0.266.3129738
- ÇAĞDAŞ 1 : 0.266.3127665-0.535.4399804
- MUSTAFA REİS: 0.535.7490861-0.543.6248631
- JALE TOUR: 0.266.3122740-Fax: 0.266.3122470
Ayvalık-Midilli Gemi Seferleri
Ayvalık ile Midilli seferleri artık günlük
Yunanistan'dan Ayvalık'a yapılan feribot seferlerine taleplerin artması üzerine, günlük seferler düzenlenmeye başlandı.
Türk tur firmalarının fiyatları indirmesine Yunanistan firmalarının tepki göstermesi üzerine 5 Euro olan taşıma ücretleri, 15 Euro'ya çıkarıldı.
Yunanlıların bölgeye alakasının artması sebebiyle bu sene önceki yıllara göre daha fazla Yunanlı turisti ağırlayacaklarını söyleyen Jale Tur'un sahiplerinde Fatih Jale, yaz boyunca Türkiye-Yunanistan arasında yaklaşık 50 bin kişiyi taşımayı hedeflediklerini dile getirdi.
Her sabah saat 09.00'da Midilli'den kalkan gemiler, saat 10.45'te Ayvalık'a ulaşırken, saat 18.30'da dönüş yapacak.
Ayvalık-İlgili Web Siteleri
Ayvalık Kaymakamlığı
Ayvalık Belediye Başkanlığı
Ayvalık Ticaret Odası
Ayvalık Turizm Danışma
|